NLP arıyorsan, dürüst olayım: benim yöntemim bu değil.
Küçümsemek için yazmıyorum. NLP'nin bir mantığı var — dil kalıpları, çapalama, yeniden çerçeveleme. Kimisi faydalı bulur. Ama o yol özünde direktif ve tekniktir: dışarıdan bir kalıp gelir, onu uygularsın.
Ben tersinden çalışırım. Sana hazır bir teknik takmam; doğru soruyla cevabı senin bulmana güvenirim.
NLP bir araç kutusu verir: şu durumda şu kalıbı kur, şu kelimeyle çerçeveyi değiştir, şu hareketle bir hissi çapala. İşe yarayabilir — ama yön hep dışarıdan içeri akar. Birinin tasarladığı teknik, senin üstüne uygulanır.
Bende yön ters. Akıl vermem, kalıp da takmam. Tek bir doğru soruyu sorarım; cevap zaten içinde, onu sen söylersin. Kendi içinden çıktığı için bir sonraki sıkışmada da elinde kalır — ezberlediğin bir teknik gibi unutulmaz. Yaklaşımım non-directive, buradan oku →
NLP'ye gelenlerin çoğu aslında bir düğme arar: zihnine hızlı bir müdahale. "Şu cümleyi kur, korkun geçsin." Kısa vadede bir şey oynar bazen. Ama o değişim senin değil, tekniğin değişimidir; baskı gelince ilk dağılan da o olur.
Burada kestirme yok. Kalıcı olan, kendi cevabını kendin gördüğünde başlar. Daha yavaş gelir, ama bir kez geldiğinde senindir.
Kendi meseleni aktarmak istersen →Soyağacı da farklı: benim çalıştığım çizgi Gallwey'in "iç oyun" fikrinden, Whitmore'un GROW'undan ve ICF etik çerçevesinden gelir — kafadaki gürültüyle çalışmak üzerine kurulu. NLP bambaşka bir kökten doğdu. Koçluğun kökünü buradan oku →
Farklı sektörlerde sıfırdan başladım, satışı sahada öğrendim, çok milletli bir ekibi tek hedefe hizaladım. Şunu defalarca gördüm: başkasının ağzından çıkan kalıp senin ağzında durmaz. Karşındaki de, sen de o sahteliği fark edersin.
Bu yüzden sana cümle ezberletmem. Kendi sesinden çıkan, sende doğal duran çözümü birlikte görünür kılarız. Teknik değil, senin kendi işleyişin.
Kendi işleyişime bakalım istersen →Tamamen sana kalmış. Spesifik olarak o tekniği uygulayan biriyle çalışmak istiyorsan, bu bir tercih ve saygı duyarım — sana başka bir şey satmaya çalışmam.
Ama aradığın gerçekte "kafamdaki şu tıkanıklığı çözmek" ve hangi etiketle geldiği umurunda değilse, masam açık. Seni bir tipe ya da yönteme sokmam; nereden geldiğime bakıp → uyup uymadığımıza birlikte karar veririz.
Sana hazır bir teknik takmayacağım. Tıkandığın yerde net bir ayna olurum; cevabı doğru soruyla kendin bulursun. Önce kısa bir görüşme — uyuyor muyuz, ona bakalım.
Ön görüşme planlayalım →